Saat 16:00’da Meydan Ziraat Bankası Önü ve 16:30 Türk-İş CityMall Avm önünden siz değerli misafirlerimizle buluştuktan sonra Alaçatı Ot Festivali Turumuz için yola çıkıyoruz.
Alaçatı Ot Festivali Turu için Çiçekliköy’de vereceğimiz kahvaltı molası sonrasında Urla'ya hareket. İlk olarak ünlü sair, oyun ve roman yazarı Necati Cumalı’nın Evini ziyaret ediyoruz. Urla'nın sanat ve keyif sokağı Zafer Caddesi’nde yürüyüş yapıp, Tanju Okan anısına yapılmış ve içinde heykeli barındıran Tanju Okan Parkında fotoğraf molası veriyoruz.Buradaki serbest zaman bitiminde aracımıza geçerek Alaçatı’ya hareket ediyoruz. Bir rivayete göre Alaçatı’da 1001 çeşit ot yetişirmiş, fakat bu otları hiç kimse tek başına toplayamazmış. Bu efsanenin sırrını çözmek için, Alaçatı Sanat ve Kültür Derneği organizasyonunda, Çeşme Belediyesi’nce düzenlenen Alaçatı Ot Festivaline katılıyoruz. Alaçatı’nın muhteşem doğasının zenginliğini, otların çeşitliliğini tanıtmak ve bu otlarla pişirilen geleneksel yemeklerin kaybolmaması için düzenlenen Alaçatı Ot Festivali’nde, Alaçatı’ya özgü otlar toplanarak birbirinden lezzetli yemekler yapılıyor. Festivalde her yıl farklı pişirilecek olan bir otun ana teması bulunuyor. Festival süresinde yılın ana teması olan otun pişirilerek yapılmış yemekler yarıştırılıyor. Alaçatı’nın dar ve Arnavut kaldırım taşları üzerine kurulu, Rum mimarisi ile Osmanlı Mimarisinin birleştiği renkli sokaklarda, coşkulu kalabalığın içerisinde yârimizi alıyor ve üreticilerin otlu stantlarını dolaşıp kortej yürüyüşünü izleyeceğiz. Festival sırasında tanınmış gurmelerin yaptığı yemekleri, festivale katılan yarışmacıların yaptığı yemekleri ve Festival Komitesi tarafından sağlanan stantlarda ücret karşılığında servise sunulan yemekleri tatma imkanımız olacak.Buradaki festival için ayırdığımız serbest zaman bitiminde Çeşme’ye harket ediyoruz.Çeşme’de ilk durağımız Batı Anadolu’daki en önemli kalelerden biri olan, Ceneviz ve Osmanlı Mimari üsulu bunu bir arada görebileceğimiz Çeşme Kalesi olacaktır. Rehberimizden Çeşme Kalesi’ne dair bilgiler aldıktan sonra kaleyi gezmeye başlıyoruz. Kale gezimizi tamamladıktan sora Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1528 yılında yaptırılan Kervansaray’ı panoramik olarak görüyoruz. Ardından Çeşme’de serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanımızın ardından otobüsümüze binerek Günün yorgunluğunu atmak üzere konaklayacağımız otelimize geçiyoruz.
Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrasında Sığacık'a varıyoruz Her bir köşesinde sakin şehrin sembolü olan salyangoz resimlerini görebileceğiniz, huzur ve sessizliğin hâkim olduğu bu şirin beldede Sığacık Limanı, Kale içerisindeki tarihi evleri geziyoruz. Vereceğimiz serbest zaman süresince güzel fotolar çekilebilirsiniz.Burdan sonraki durağımız Seferihisar olup burada da yine kısa süreli verecegımız serbesta zaman diliminden sonra şarabı ve eski Rum evleri ile meşhur, evleri, sokakları ve insanları ile sizleri kendine çeken Şirince'ye hareket ediyoruz. “Dağdaki Efes” yakıştırması ile Efes’ten göç eden Rumlar tarafından inşa edilen, ulaşımı zor olduğu için savaş yıllarında zarar görmeden tüm güzelliğini korumayı başarabilmiş olan Şirince sokaklarında yapacağımız yürüyüş ile yöreye özgü alışveriş molası sonrası Efes Antik Kenti’ne hareket ediyoruz. Burada Arcadiane Caddesi, Tiyatro, Küretler Caddesi, Memmius Anıtı, Herakles Kapısı, Traian Çeşmesi, Hadrian Tapınağı, Scholastika Hamamları, Gymnasion, Ticaret Agorası, Odeon, Parlamento Binası, Mozaikli Kaldırım, Paleastra göreceğimiz yerler arasında olacaktır. Efes Antik Kenti gezimizin ardından, Hıristiyan inanışına göre Meryem Ana’nın yaşadığı ve öldüğü ev olarak kabul edilen ve Hıristiyanların hac merkezi de olan Meryem Ana Evi gezisini yapıyoruz. Sonrasında günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize hareket ediyoruz.
Sabah otelimizde alçağımız kahvaltı sonrasında aracımıza geçerek Türkiye’nin Maldivleri” olarak da anılan turizm dünyasının yeni gözdesi Salda Gölü’ne doğru yol alıyoruz. Türkiye’nin en derin tatlı su gölü olarak bilinen Salda Gölü’nde vereceğimiz serbest zamanda yapacağımız yürüyüşlerle turumuza devam ediyoruz. Salda Gölü gezimiz sonrasında Pamukkale'ye doğru yola çıkıyoruz. Pamukkale'ye varışımızın ardından ilk durağımız Denizli'nin ünlü tekstil atölyeleri olacak. Burada yöresel ürünlerin hikayelerini dinleyerek kısa bir alışveriş molası verip yöresel ürünleri inceliyoruz. Sonrasında Pamukkale'de bulunan ilk durağımız Hierapolis Antik Kenti'ne doğru yola çıkıyoruz. Burası Pamukkale travertenlerin hemen yanında bulunuyor. Rehberimizin anlatımları eşliğinde Apollon Tapınağı ve antik çağda Cehennem olarak anılan Cin Aralığı'nı ziyaret ediyoruz. Ardından Anadolu'nun en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri olan Hierapolis Tiyatrosu'nu geziyoruz. Şehir surlarının dışında bulunan Hamam Binası ve Anadolu'nun en büyük Nekropol'ünü de serbest zamanımız boyunca görme şansımız olacak. Sütunlu Cadde'de yapacağımız bir yürüyüş neticesinde, dünyada benzeri sadece İtalya'da bulunan görülebilen başka eşi benzeri olmayan, Ülkemizin belki de en ilgil çekici turistik lokasyonlarından Pamukkale Travertenleri'ne varıyoruz. Bulutlara benzeyen ve pamuk pamuk görünüşü olan Travertenlerde yürüyüş yaparak bembeyaz doğal güzelliklerin tadını çıkarıyoruz. Bu güzellikleri keşfetmek için yeterli zamanı ayırdıktan sonra turumuzu tamamlamış oluyor ve Samsun’a doğru yola çıkıyoruz. Gerekli molalarımız ve yine yol boyu araç içi ikramlarımız eşliğinde sabah saatlerinde Samsun’a varış ve siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki GEZİONE Organizasyonunda görüşmek üzere vedalaşıyoruz.
İlk yorumu siz yapın