Siz Degerli misafirlerimizi belirlediğimiz duraklardan belirlediğimiz saatlerde alarak Kültür Turları kapsamında, güzel yurdumuzun kültürel ve coğrafi zenginliklerini, uzmanlaşmış personelimiz eşliğinde, siz değerli dostlarımıza tanıtmak amacı ile GEZİONE TURİZM misafirperverliğinde araç içi ikramlar eğlenceler ve yol boyu molalar eşliğinde Ağrı’ya doğru yola çıkıyoruz.
Siz değerli Misafirlerimizle uzun ve keyifli bir yolculuk sonrasında bölgeye varışımızla birlikte güne güzel bir kahvaltıyla başlamak üzere kahvaltı mekanımıza geçiyoruz.Kahvaltı sonrasında muhteşem Ağrı Dağı manzarası eşliğinde Doğubayazıt'a varıyoruz. Dogu beyazıtta inşası 99 yıl süren ve Mehmet Paşa tarafından 1784'te bitirilen İshak Paşa Sarayı'nı tanıyoruz. Saray gezimiz sonrasında Tendürek Dağı'nı aşarak Bend-i Mahi Çayı üzerinde yer alan Muradiye Şelalesi'nin güzelliğini anılarımıza ekledikten sonra Van'a ulaşarak sonrasında Arapça “Kara” anlamına gelen “Esvad” sözcüğünden gelen, gümüş üzerine sürülen bakır, kurşun ve kükürtten elde edilen bir alaşım olan, siyah renkli savat çamuru ile yapılan Savat Sanatı ile ilgili bilgi aldıktan, nadide bir kedi ırkı olan Van Kedileri'ni de gördükten sonra Urartu Kralı I. Sarduri tarafından M.Ö. 840-825 tarihleri arasında, Urartu baş kenti Tuşpa'yı kuş bakışı gören, 1800 m uzunluğunda, 120 m genişliğinde ve 80 m yüksekliğinde yapılan Van Kalesi'nde Urartular'dan kalma Sardur Burcu'nu, Analı - Kız Açık Hava Tapınağı ziyaret edip, I. Argişti'nin, kurucular Menua ve II. Sarduri'nin kaya mezarları'nı yukarıdan izleyeceğiz. Devamında, Avrupa Birliği Projesi kapsamında kurs gören 25 kadının, Van ve yöresine ait dokudukları birbirinden güzel kilimleri ve halıları tanıdıktan sonra
bölgenin essiz güzelliklerini görmek üzere 3250m rakımlı Erek Dağı eteklerine kurulu Van'dan ayrılarak 3550m rakımlı sönmüş yanardağ Artos eteklerine kurulu Gevaş'ta teknemize binip rehberimiz eşliğinde suyu tuzlu ve sodalı, 1646 m rakımlı, 120 km genişliğinde ve 80 km genişliğinde Van Gölü üzerinde yapacağımız yaklaşık 30 dakikalık yolculuk sonrasında Akdamar Adası'na ulaşıyoruz. Üzerine Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel'e yaptırılmış Gagik Kilisesi ziyaretimiz sonrasında tekne ile Gevaş'a dönüp günün yorgunluğunu atmak üzere konaklayacağımız otelimize geçiyoruz.
Gezimizin 2.Günü sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında, 2012 tarihinde tamamlanan ve 2.306m uzunluğundaki Kuskunkıran Geçidi istikameti ile Ermeni kaynaklarında, Memleketinin Kasabası anlamına gelen Tadvan veya Dadvan şeklinde geçen Tatvan'a ulaşıyoruz. Tatvan'da bizi bekleyen minibüslerimize binerek Volkanik Nemrut Dağı Turu'muza başlıyoruz. Türkiye'de tarihi çağlarda faaliyette bulunduğuna dair kayıtları olan 2 yanardağdan biri olan, en son 1411 ve 1441 yıllarında faaliyet gösterdiği yazılı kaynaklarda belirtilmiş, 2935m rakımlı Nemrut Dağı'nın 7500m ve 6000m çaplı elips şeklindeki Kalderası'nın içine girerek hala faal Buhar Bacalarını, Küçük Göl'ü ve 15km²'lik Krater Gölü'nü gördükten sonra rotamızı Erzurum’a doğruçeviriyoruz.. Erzurum’da ilk durağımız meşhur Cağ Kebabı olacaktır. Öğle yemeğimizden sonra Erzurum gezimize başlıyoruz. Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medrese ve Ulu Cami ziyaretimizi yapacağız. Bu ziyaretlerimizin ardından otantik Erzurum Evinde çay ve kahve molası veriyoruz. Günümüzü meşhur oltu taşı ve bu taştan yapılma eserleri görüp alışveriş yapabileceğimiz Taş Han ziyaretimiz ile sonlandırıyoruz ve konaklayacağımız otelimize geçiyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında, Erzincan üzerinden ilk ve orta çağlarda yerli serdergeler, iran ve romalılar arasında el değiştirerek yönetilmiş, doğu anadolu’nun turist çeken yerleşim yerlerinden biri kemaliye'ye doğru geçiyoruz. programımıza yolumuz üzerinde bulunan fırat nehiri ve 85 basamakla çıkılan bekir taştan evi eşliğinde devam ederken, ünlü halk şairi aşık veysel’i türkiye'ye tanıtan, halk müziği derlemecisi muzaffer sarısözen'i keşfeden ahmet kutsi tecer’in babası kudüs düyun-u umumiyesi müdürü olan abdurrahman bey'in köyü ve "orda bir köy var, uzakta" şiirine konu olan, apçağa köyüne ulaşıyoruz. apçaga köyü'nde vereceğimiz mola sonrasında, geçmişte eğin olarak bilinen adı 21 ekim 1922'de atatürk'ün adından esinlenerek değiştirilmiş kemaliye'ye ulaşıyoruz. verilecek öğle yemeği molası sonrası, gezimize yürüyerek devam edeceğiz. dut ve cevizin yaklaşık 3 saat dövülüp macun haline getirilmesiyle yapılan lök tatlısı için lökhane'ye ulaşacağız. hemen yanındaki hala faal değirmende fotograflarımızı çektikten sonra mani yolu'nu yürüyerek varacağımız seyit ali parkı'nda vereceğimiz çay molası sonrasında aracımıza tekrar dönerek kemaliye'den ayrılıp "dünyanın en zorlu yolları" arasında gösterilen ve yapımı 1870- 2002 yılları arasında 132 yılda tamamlanan kemaliye - divriği arasındaki taş yolu görerek, benzerlerini abd‘de, grand canyon‘da ve avrupa’da alpler‘de görebileceğiniz doğa harikası, 9 km’yi bulan, yer yer 400-500 metre sarp kayalık yamaçlardan oluşan bir doğa harikası karanlık kanyon'da yapacağımız tekne turu bitiminde günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize geçiyoruz.
Gezimizin son Günü sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında, bağıştaş istikametinden Fırat Nehri'nin bir kolu olan Çaltı Çayı Vadisi kenarında kurulmuş olan, Yavuz Sultan Selim'in 24 Ağustos 1516 Mercidabık Zaferi'nden sonra Osmanlı idaresine girmiş Divriğ'e vardığımızda, Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiş, 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan Ulu Cami ve aynı tarihte yaptırılmış Şifahanesini görüyor, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiç birinin bir daha kendini tekrar etmediği Divriği Ulu Camii ve Daruşşifası’nın dört kapısında bulunan her biri birbirinden farklı eşsiz bezemelerle göz kamaştıran bir mimarlık ve mühendislik harikası niteliğinde olan bu eser bizleri büyüleyecek. Gezimizin ardından Orta Asya'dan göç eden Kangar Türk boyunun, göç ederken getirdiği düşünülen, 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı sultanları tarafından üretilmiş ve Samson olarak adlandırılmış köpekleri ile meşhur Kangal istikameti ile Sivas'a ulaştığımızda vereceğimiz Öğle Yemeği Molası sonrasında 1271 yılında, III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Muzafferüddin Burucirdi tarafından yaptırılmış Buruciye Medresesi’ni, 1217 yılında Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından yapılan Şifaiye Medresesi’ni ve 1271 yılında İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılmış Çifte Minareli Medreseyi görüp, 2 Eylül-18 Aralık 1919 tarihleri arasında "Milli Mücadele Karargâhı" olarak kullanılan Sivas Kongre Binası’nı panoramik izleyerek artık dönüş yoluna geçmek üzere aracımıza geçiyoruz.yolumuz üzerinde vereceğimiz aksam yemeği molasınıda tamamladıktan sonra keyifli bir yolculukla siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak vedalaşıyoruz.
İlk yorumu siz yapın